Türkiye’ de Bilim Çamura Saplanıyor!
Ortaçağ Avrupası’nı ve engizisyon mahkemelerini bilirsiniz. Aslında aynı süreç benzer şekilde Osmanlı İmparatorluğunda’ da yaşanmış, fikirler yasaklanmaya, kitaplar yakılmaya başlanınca Osmanlı’nın gerileme ve yokolma süreci de beraberinde gelmiş.
Yaklaşık 100 yılı bulan “Türkiye Aydınlanması”, “tersine bir evrim” geçirmeye başlayarak, kendini tüketme sürecine giriyor. Bilim üretme bakımından, 1970 – 2000 yıllarının başlarına kadar geçen zaman “1 ileri 2 geri” diye özetlenebilecekken,süreç son dönemde “2 geri ve 10 daha geri” şeklinde yaşanıyor.
Bu yazıyı yazma nedenim Tubitak tarafından 42 yıldır aralıksız çıkarılan, benim de yaklaşık olarak 25 yıldır okuru olduğum, Bilim ve Teknik dergisinin son sayısına yapılan sansürdür! Derginin dosya ve kapak konusu olan Darwinin 200. doğum günü ve Türlerin Kökeni kitabının 150. basımına binaen, 2009 Darwin Yılı’na rağmen, Tubitak’ın “yeni” yönetim kadrosu yayına çok az bir zaman kala, evrim dosyası ve dergi kapağını değiştirmiştir.
Biyoloji / Genetik gibi pozitif bilimlerin yapı taşı olan evrim konusunun ve Darwin’in Tezlerinin Ortaçağ’ın Kilise/imam mahkemelerini andıran bir zihniyetle yasaklanması 2009 Türkiye’si için utanç vericidir. “Bilimsel ahlakın yüz akarası” olarak bilim tarihine geçecek bu hareti düşünen ve uygulanların, bu tip davranışları gerçekleştiren kişileri o kurumlara atayanlarınkamu önünde, özür dilemelerini ve istifa etmelerini bekliyorum.
Öyle anlaşılıyor ki;
Özgürlük diyerek iktidara gelenler köleleştiriyor, fikirlere saygı diyerek toplumun gözünü boyayanlar, yasaklıyor. İlim irfan diyenler, bilimi boğmaya çalışıyor.

Özgür olmak için cesur olmak gerekiyor. Herkesin geleceği için sesini yükseltmesini ve bilimi sahiplenmesini bekliyorum.



Darwin mi? Bırak o inancı zayıf adamı…
Abbas Güçlünün Genç Bakış programında üniversite öğrencilerimizde bu yaklaşım bariz bir şekilde kendini hissettiriyordu. Siz toplumun genelini düşünün artık. Sorunu bir bilim sorunu olarak değil de bir inanç sorunu olarak pazarlamak var işin içinde…
Bilimle o kadar haşır neşir bir toplumuz ki sevgili murat, sen de bu yazıya gelen yorumların sayısından bunu görüyorsun…
Yapılan eylem ne olursa olsun Doğan medyasının kışkırtmalarına, abartmalarına, şeriat tellallığına yalan haberlerine her daim kanıyoruz!.. Yapılan şeyin gayet izahi açıklaması yayımlanmıştır. Tarafsız davranmayı unutacak mıyız? Meyve veren ağaçları taşlama egomuzdan arınabilecekmiyiz? LÜTFEN!