Haber: “Avrupa Birligi (AB) Istatistik Kurumu’nun 2007′nin ilk 3 ayini kapsayan arastirmasina göre AB’de hanelerdeki internet erisimi yüzde 49′dan yüzde 54′e çikti. Ayni dönemde hizli internet erisimi de yüzde 30′dan 42′ye yükseldi. Paralel arastirmayi yapan Türkiye Istatistik Kurumu’nun (TÜIK) 2007 yili nisan-haziran aylarini kapsayan çalismasina göre, Türkiye’deki internet erisim orani yüzde 18,9 olarak açiklanmisti. Bu sonuca göre Türkiye, Bulgaristan’in ardindan sonuncu sirada yer aliyor. Hizli internet erisiminde (ADSL) ise Türkiye, Romanya ve Yunanistan’i geride birakarak sondan 3′üncü oldu.” (Sabah Gazetesi)
Yorum: Ulus olarak yeni bir “basariya” daha imza attik! Türkiye nufusa göre internete erisim oraninda Avrupa’ da sondan 3. sirada! Neden acaba?
bir: Telekom ve Ulastirma Bakanimiz Binali Yildirim Bey’ in müteakip kerreler iddia ettiginin aksine, internet erisimi lüks tüketim sayilacak oranda pahali. Internet asgari ücretin 20 de biri!
iki: Türkiye, internetin teknik altyapisi olusturmadan kurulan onlarca komisyon ve baski sansür, gözetleme yasalari için harcadigi zaman, emek ve para kadar ar-ge ve yayginlastirmaya ödenek ayirmamakta. Internet gelmeden yasaklari geldi. Ibrahim Mutefferika ve matbaa olayini hatirlayiniz. ( matbaanin Osmanli’ ya geldigi tarih avrupa’ dan 200 sene sonra olarak tarihlendirilir fakat bir 100 sene daha müslüman tebaanin kitap çogaltmasi “yasaklar” nedeniyle mümkün olmamistir. Yani matbaa avrupada kullanilmaya baslamasinda 400 sene sonra ancak yayginlasabilmistir. )
üç: Dünyada neredeyse sadece bizde basariyla sürdürülen “kotali internet” uygulamasi, iki lokma bir hirka felsefemizin devami olarak, azla yetinme konusunda mahirlesmis milletimizin hiç olmayan internet kültürünü, ona buna küfredip modemin fisini çekme düzeyinde sürdürmesine neden olmaktadir. Internet Türkiye insaninin kafasinda , oyun, eglence, magazin ve çetlesme içeriksiz dikdörgenine sikismistir.
dört: Degerli Basbakanimiz ve Ulastirma Bakanimizin (iyi sihhatte olsunlar!) her firsatta söyledikleri, “Bilgi Otobani” gibi alengirli velakin teknoloji ve bilim litaratüründe pek rastlamadigimiz türden arkaik dönemlerde kalmis “karayollari kavramlari” ile açiklamaya çalistiklari atilimlari saniyorum “Türkiye Iç Networkündeki” kullanici hizlarina isaret etmektedir. Türkiye ye internet henüz ugramamistir! Bahsedilecekse kullandigimiz servisin adi “intranet” dir.
4Mbps olarak açiklanan ve tüketiciden tahsil edilen meblaga oranla, yurtdisindan yayin yapan web sitelerine 56kbps dönemlerindekini bile aratacak denli yavas “keçi yolu” gibi bir servis hiziyla ulasmaktayizdir. Bu sebeplerden ötürü, otoban , otoyol gibi gayet “yaratici” kavramlarla özdeslestirilen internet’imiz fahis fiyat politikasi, kota ve yasaklar dolayisiyla, yurtdisindaki mevcut içerige erisme ve “international” olma özelligini de yitirmektedir.
Sevgili eski patronum Aydin Dogan Bey’ in sirketlerine ait içeriklere isik hiziyla ulasiyoruz, en.wikipedia.com gibi metin bazli servis veren bir sitenin yüklenmesi 10 kat daha yavas olunca insanin aklina ister istemez türlü türlü sorular geliyor.
Bendeniz bölgemizin tarihine ve ahvaline “geri kalmislik” kavrami üzerinden degil geri biraktirilmislik kavrami üzerinden bakmaktayim. Hal böyleyken Türkiye deki internet kullanicilarinin yurdisi çikislarinda yasadiklari fakr-u zaruretin memleketimiz dahilinde bazi parababalari tarafindan da pek bir tamahkarlikla karsilandigini da görüyorum!
Türkiye, wordpress.com, youtube.com yasaklamalari ve sonrasinda çikardigi muhtesem sansür yasasiyla Iran ve çin gibi kapali, muhafazakar bir network olma yolunda emin adimlarla ilerlemektedir. Aleni olarak görüldügü üzre, teknoloji üretmeyenin aklina önce “men etme” gelmektedir.
Tüm bunlar olurken, olan Türkiye’ deki internet kullanicilari ve girisimci yeni nesil firmalara olmaktadir. Türk Telekom tekeli sayesinde batan onlarca ISP mizin boslugunu, özelikle Amerikadaki ISPler devralmistir. Internet hizi, kota ve fiyat problemleri nedeniyle yutdisindaki servis saglayicilar milyonlarca$ paramizi güle oynaya cebimizden almaktadir.
Hal böyleyken, Türkiyeden servis verip uluslararasi alanda önemsenecek, ülkemize “döviz” girdisi saglayacak türden bir projenin çikma ihtimali sifirdir! Garajlarda kurulmus, 1 yil içinde 5Milyar$ ciro eden sirketleri, tüm egitim materyallerini ücretsiz olarak web üzerinden sunan MIT gibi üniversiteleri gördükçe, Türkiye’ nin “Bilgi Otobani” konseptinin “Magazin ve Oyun Otobani”, “Dogan Grubu Otobani”, “Muhafazakar Devekusu Otobani” olarak degistirmesinin vaktinin çoktan geçtigini düsündügümü de belirtmek isterim.
özetlemek gerekirse. Türkiye’ de internet üzerinden servis vermek, servis almak ve servis verenlere servis vermek, hem pahali hem de türlü türlü sorunlarla hala çözümsüz olarak kucagimizda durmaktadir. Memleketini “gerçekten” seven herkesin sapkasini önüne koyup düsünmesi gerekiyor ya da buna pek gerek kalmadi artik!
Continue Reading
Son Yorumlar